Katmandu Günlükleri

Pts, Eki 13, 2014

Katmandu Günlükleri, Nepal, Ülkeler

Katmandu Günlükleri

Not defterimden;
Nice fırtınalar gelip geçiyor yapraklarından; yağmurla ıslanıyor, güneş ile parıldıyorlar. Sonra ölümün rengi kaplıyor her birini. Fırtınaların koparamadığını hafif bir rüzgar alıp götürüyor ebediyete doğru. Çirkin değiller hayat buldukları toprağın üzerinde cansız yatarlarken; sarıya, kızıla bürünmüş göz kamaştırıyorlar.

Hep aklımın, daha doğrusu yüreğimin bir köşesinde öylece dururdu; yabancısı olduğum bir ülkenin şehrinde yaşamanın nasıl bir duygu olduğu. Katmandu’da kırk yedinci günümde yüreğimden kanatlanıyor, terkediyor bedeni merak denen şey. Öyle turistler gibi sağa sola koşuşturmadan yaşıyorum havası kirli, sokakları tozlu şehrimde.
IMG_9562-3

* Yoldan geçen beyaz sarili kadının dul olduğunu biliyorum. Buralarda dul olmak ağır bir durummuş, kocasına kötü şans getirmiş demekmiş. Ömür boyu beyazlar içerisinde olacak; bilezikler, renkli boncuklar ya da küpeler yasak olacak. En önemli renk kırmızı da yasak. Dört ayağı olan eşyalar üzerinde uyumaları, yatmaları yasak. Nevari soyundan geliyorsa şanslı sadece bir yıl kocasının yasını tutacak; çünkü evlendiği adamlar hayat arkadaşı, asıl kocaları güneşin oğlu. Nevariler Kız çocuklarını güneşin oğluyla evlendiriyorlar. Güneşin oğlunun adı Subarna Kumar. Sahici bir düğün töreniyle, sekiz yaşındaki kız çocuğu kırmızı gelinliğiyle Subarna Kumar ile evlendiriliyor. Böylece kocası ölse bile gerçekte dul kalmıyorlar. Nevari kadınları her sabah ve her akşam evlerinin çatılarına çıkıp güneşi selamlıyorlar. Kadınlar her yerde aynı, erkeklerin koyduğu kuralların gölgesinde yaşıyorlar.

* Nepal’li insanlar kavga etmez derler. Duyguları açığa vurmak ayıp, kızgınlık göstermek karakter zayıflığı, utanılacak bir şey yapıldığında kavga etmek yerine kocaman sırıtılıyor. Yol bir klavuz olunca insan daha iyi anlıyor dünyada sadece iyilerin ve kötülerin egemen sürdüğünü. Bu sevgi dolu halkın intikam için ayaklanıp başka bir dinin mabedini basıp, harap ettikten sonra insanlarını dövdüğünü sonra da iş yerlerini yaktığını biliyorum; peki nerede kaldı ayıplar, karakter zayıflıkları? Barışın hüküm sürdüğü yüreklerin bir kıvılcımla özünü yitirdiğini ve yine yitirirmeyeceğini kim iddia edebilir? Öğreniyoruz daha sonra polisin kalın soplarlarla gezinmedikleri yerlerde barışçıl yüreklerin yaşamadığını. Hava kararmış, bir evsiz soğuk kaldırımda kirli, yatıyor. Başını koyduğu gazete reklamında Roleks (Rolex) marka bir saat parıldıyor yapay efektlerle. Biri sıcak yatağında diğeri soğuk kaldırımda yatarken nasıl olur da barışçıl olur insanın yüreği? Dünya başarmışlar ve kaybetmişler olarak ayrıldığı sürece.

Patan Durbar Meydanı. Katmandu eskiden üç kırallıkmış. En muhteşem kral sarayı Katmandu Durbar meydanında haşmetle duruyor. Öylece duruyorsunuz siz de kulaklarınızı tırmalayan kuş sesleri eşliğinde. Ama en sakini ve huzur dolu olan Patan Durbar Meydan’ı. Üç defa gidiyorum. İkisinde kaçak, birinde yakalanıyor ödüyorum 5 doları. En sevdiğim yer tanrıya tapan tanrı heykelinin olduğu yer.
IMG_0767-2

Bir evsiz meydanda, uyukluyor.
IMG_0698

IMG_0741

IMG_1041

Bir tapınağın içi; ben fareli tapınak diyorum. Buda heykelinin üzerinde gezinen, insanların beslediği neredeyse kedi büyüklüğünde fareler var.
IMG_0923

IMG_0928

Tapınağın giriş kapısı.
IMG_0902
Meydan’da ayrıca bir müze var. Asya’nın en büyüğüymüş, bir süre sonra ise sıkmıştı; hep aynı dört altı kollu tanrı ve tanrıça heykelleri. Merak edip sadece beir tanesine bakmıştım; fil başlı tanrı Ganeş. Baba Şiva uzun bir yolculuktan döndükten sonra karısının yanında ilk defa gördüğü oğlunun kendi oğlu olduğuna inanmamış ve kellesini kesivermiş. Karısı oğlunu yaşatması için baskı yapınca, Ganeş’in ormanda karşılacağı ilk canlının kafasını alırsa yaşayacağını söylemiş. Böylece Ganeş ormanda ilk karşılaştığı hayvan olan filin başını almış. Genellikle her tanrı bir hayvanla gösteriliyor. Bu hayvanlar tanrıların aracı ve bağlı olduğu tanrının tapınaklarının önünde de heykelleri bulunuyor. Fil başlı Ganeş’in aracı da firavun faresi.

İbrahim (Yılmaz), Fulya ve ben müzenin en üst katındaki pencere yanındaki kırmızı minderlere uzanıyoruz ta ki görevli gelip uyarana kadar. Toplanıp oturuyoruz sonra… Nevari usulü oymalı pencerenin arasından bakarken, İbrahim fotoğraf makinesinin denklanşörüne basıyor.
DSC_0133

Rüzgar esiyor. Gökyüzü kasvetli. Gözlerimi kapatıyorum. Bir yüz beliriyor karanlığın içerisinde. Gülümsüyor, biliyorum ki gülümseyince güller açıyor yüzünde. Bir sıcaklık kaplıyor içimi. Gökyüzü gürlüyor. Kalkıyorum. Otele dönmek gelmiyor içimden. Yürüyorum daracık, kalabalık sokaklarda.

İçine Tanrıça giren yaşlı kadını adı Aama’mış. Tanrıça Harati Ma ve yedicüce sesli oğlunun bedenini kullanmasına izin veriyormuş. Bir çok insan akıl danışmaya kendisine geliyormuş. Bazen Harati Ma bazen yedi cüce sesli oğlu bazen de kendi olarak karşılyormuş konuklarını. Avrupa’da yaşasaydı Aama’nın yegane müdavimi doktor ve hemşireler olurdu.

Patan Durbar meydanını geçiyorum. Sokakları dolanırken başka bir tapınak çıkıyor karşıma. Birçok insanın gelip dua ettiği bir yer. Tapınağın giriş kapısının yanında kadınlar çamaşır yıkıyorlar.
IMG_0994

Üzeri yırtık, kalın camlı gözlükleriyle bir bey amca bir falcının (öyle tahmin ediyorum) etrafına toplanmış kadınların seyrine dalmış.
IMG_0791-2

Dakikalarca aynı yerde oturdu, düşüncelere daldı sonra ellerini birbirine kavuşturup dua etmeye başladı.
IMG_0878

Bugün Swayambhunath yani Maymun Tapınağına gideceğim. Thamel’den çıktım. Sokaklar aşırı kalabalık ve gürültülüydü. Nehrin üzerindeki köprüden geçecekken solda bir tapınak gördüm. İçeriye girdim. Cenaze varmış. Bir kenara yaslanıp fotoğraf makinemi çıkarttım. Sonra yanıma biri geldi, rehbermiş. Konuştuk öylece. Kalabalık iyice toplandı. İçeride turunculara sarınmış cenaze duruyordu. Sonra kollarından iki kişinin tuttuğu bir kadın geldi. Zorlukla ayakta duruyor, feryatları insanın yüreğini dağlıyordu. Fotoğraf makinemi çantaya koydum. Ayrılacakken rehber, fotoğraf çekmeyecek misin, diye sordu; hayır, dedim.

Maymun tapınağına ilk gelişimdi. Maymunları görünce insanın yüzünde kocaman bir gülümseme oluşuyordu. Her yerdeydiler. Buda heykellerinin yanına oturup saatlerce sıkılmadan seyirlerine dalmıştım.
Maynum
IMG_9948
Tapınaktaki zanaatkarlardan biri.
IMG_1073
Oluyor bazen. Fotoğraf karesi daha siz denklanşöre basmadan kafanızda canlanıyor. O da öylece kafasını, şehrin manzarasını seyreden annesinin omzuna düşürmüştü. Dakikalar geçmişti, içimde tuhaf bir heyecanla vizörden kendisine bakıyor, haydi kaldır başını, diye mırıldanıyordum. Sonra kafasını kaldırdı…
IMG_9874
Tapınaktaki Buda heykeli.
IMG_9897-Recovered
Altından yapılma heykeller çalınmaya başlayınca kapılara kilitler vurulmuş.
IMG_9903

Gökler Tanrısı İndira’nın bayramı İndracatra günü. Tanrıça cocuk, Kumari.
IMG_0235

*Kumari’nin alnı boydan boya kırmızı zincifre tozuyla boyalı. Alnının ortasına üçüncü bir göz çizilmiş, gözlerinin sürmesinin kuyruğu şakaklarından saçının başkadığı yere kadar. Kolay değil Kumari olmak. Bir dizi testlerden geçmek zorunda.
IMG_0373
Durga bayramında kurban töreni izlettiriliyor. Elli beş keçi ve elli beş mandanın kesilişini seyrederken kız çocuğu ürperirse içinde tanrıça yok demek. Korkmadıysa ikinci aşamada tapınağa kapatılıyor; gece vakti maskeli adamlar girip korkunç sesler çıkarıyorlar, çocuğun ödünü patlatmaya çalışıyorlar, korkudan çığlık atacak mı atmayacak mı? Bu imtihanlardan geçerse Tanrıça onu seçmiş, içine girmiş oturuyor demek.
IMG_0420
IMG_0615
Tanrıça Kumari’nin oymalı pencereli evinde iki adam etrafı seyrediyorlar.
instagram
İki bina yanında yaşlı bir kadın kucağında bir bebek ile.
IMG_0139-3

Katmandu. İlk defa olsun bir şehri ve insanlarını bu denli sevdim. O yüzden ayrılık biraz zor olacak…
IMG_9751-2

sevgiyle:)

* Kaynak: Elif Köksal, Katmandu’da Ev Hali.

9 Yorum,

  1. emin oğuz özkarman Says:

    Bu yazını sabahın 03:40 da yine zevkle okudum,fotoğraflarıda dikkatlice inceledim çok güzel kareler yakalamışsın.Burda insanların kavga etmedigini ama başka dine mensup olanların mabetlerini basıp onlara eziyet ettiklerini yazmışsın demekki insanlar her yerde aynı.Paylaşımın için teşekkurler sayende gezdigin yerleri senin gözünle bizde izlemek fırsatı buluyor ve bir fikir sahibi oluyoruz.Sevgiler

    Reply

  2. pınar Says:

    bir filmde diyordu adam çocuğa ateş ve tutkuyla yaşa diye yazını okuyunca aklıma bu iki kelime geldi çünkü o kadar güzel betimlemişsinki sadece şehri değil insanları sıradan bakan gözler anlatamaz bunları masal okur gibi okudum sevgiyle kal 🙂

    Reply

  3. Said Ozkan Says:

    Merhaba,
    Bir şekilde sitene rastladım ve bir çırpıda okudum.
    Özbekistan’dan Nepal’e nasıl geçtin? O kısıma ait yazıların nerde?
    Lala’dan sonra bi kopukluk var, bu kadar mı aklını başından aldı:)

    Umarım seyahatine sorunsuz bir şekilde devam edersin.

    Reply

    • seyrupedal Says:

      Selamlar, Tacikistan ve Kırgızistan yazıları halen günlüğümde henüz yazıya dökmedim. Sanırım Hindistan’da bloğa geçireceğim. Kırgızistan’da Türk pasaportuna Çin vizesi verilmiyormuş; o yüzden uçak ile Nepal’e geçtim.

      Reply

  4. Fırat Küçükersen Says:

    Olcay Abi çok güzel bir yazı olmuş. Fotoğraflar da bir başka güzel. Yolun açık olsun.

    Reply

  5. Gurkan Genc Says:

    Eline sağlık Olcay. Yazını iki defa okumak zorunda kaldım. İlk okumamda Dul kadından sonrası kayıp. Çünkü taa oradan ortadoğu kadınları ilgili düşüncelerime dokundun.

    Sevgiler Öpeyrum gözlerinden

    Reply


Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile belirtilmiştir.

Yorumu gönderebilmek için uygun rakamı giriniz *

PHVsPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19hZHNfcm90YXRlPC9zdHJvbmc+IC0gZmFsc2U8L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19hZF8zMDBfYWRzZW5zZTwvc3Ryb25nPiAtIDwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2FkXzMwMF9pbWFnZTwvc3Ryb25nPiAtIGh0dHA6Ly93d3cud29vdGhlbWVzLmNvbS9hZHMvd29vdGhlbWVzLTMwMHgyNTAtMi5naWY8L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19hZF8zMDBfdXJsPC9zdHJvbmc+IC0gaHR0cDovL3d3dy53b290aGVtZXMuY29tPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fYWRfaW1hZ2VfMTwvc3Ryb25nPiAtIGh0dHA6Ly93d3cud29vdGhlbWVzLmNvbS9hZHMvd29vdGhlbWVzLTEyNXgxMjUtMS5naWY8L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19hZF9pbWFnZV8yPC9zdHJvbmc+IC0gaHR0cDovL3d3dy53b290aGVtZXMuY29tL2Fkcy93b290aGVtZXMtMTI1eDEyNS0yLmdpZjwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2FkX2ltYWdlXzM8L3N0cm9uZz4gLSBodHRwOi8vd3d3Lndvb3RoZW1lcy5jb20vYWRzL3dvb3RoZW1lcy0xMjV4MTI1LTMuZ2lmPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fYWRfaW1hZ2VfNDwvc3Ryb25nPiAtIGh0dHA6Ly93d3cud29vdGhlbWVzLmNvbS9hZHMvd29vdGhlbWVzLTEyNXgxMjUtNC5naWY8L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19hZF9pbWFnZV81PC9zdHJvbmc+IC0gaHR0cDovL3d3dy53b290aGVtZXMuY29tL2Fkcy93b290aGVtZXMtMTI1eDEyNS00LmdpZjwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2FkX2ltYWdlXzY8L3N0cm9uZz4gLSBodHRwOi8vd3d3Lndvb3RoZW1lcy5jb20vYWRzL3dvb3RoZW1lcy0xMjV4MTI1LTQuZ2lmPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fYWRfbXB1X2Fkc2Vuc2U8L3N0cm9uZz4gLSA8L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19hZF9tcHVfZGlzYWJsZTwvc3Ryb25nPiAtIHRydWU8L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19hZF9tcHVfaW1hZ2U8L3N0cm9uZz4gLSBodHRwOi8vd3d3Lndvb3RoZW1lcy5jb20vYWRzLzMwMHgyNTBhLmpwZzwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2FkX21wdV91cmw8L3N0cm9uZz4gLSBodHRwOi8vd3d3Lndvb3RoZW1lcy5jb208L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19hZF90b3BfYWRzZW5zZTwvc3Ryb25nPiAtIDwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2FkX3RvcF9kaXNhYmxlPC9zdHJvbmc+IC0gdHJ1ZTwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2FkX3RvcF9pbWFnZTwvc3Ryb25nPiAtIGh0dHA6Ly93d3cud29vdGhlbWVzLmNvbS9hZHMvNDY4eDYwYS5qcGc8L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19hZF90b3BfdXJsPC9zdHJvbmc+IC0gaHR0cDovL3d3dy53b290aGVtZXMuY29tPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fYWRfdXJsXzE8L3N0cm9uZz4gLSBodHRwOi8vd3d3Lndvb3RoZW1lcy5jb208L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19hZF91cmxfMjwvc3Ryb25nPiAtIGh0dHA6Ly93d3cud29vdGhlbWVzLmNvbTwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2FkX3VybF8zPC9zdHJvbmc+IC0gaHR0cDovL3d3dy53b290aGVtZXMuY29tPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fYWRfdXJsXzQ8L3N0cm9uZz4gLSBodHRwOi8vd3d3Lndvb3RoZW1lcy5jb208L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19hZF91cmxfNTwvc3Ryb25nPiAtIGh0dHA6Ly93d3cud29vdGhlbWVzLmNvbTwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2FkX3VybF82PC9zdHJvbmc+IC0gaHR0cDovL3d3dy53b290aGVtZXMuY29tPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fYWx0X3N0eWxlc2hlZXQ8L3N0cm9uZz4gLSAzLWdyZXkuY3NzPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fYXNpZGVzX2NhdGVnb3J5PC9zdHJvbmc+IC0gU2VsZWN0IGEgY2F0ZWdvcnk6PC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fYXV0aG9yPC9zdHJvbmc+IC0gZmFsc2U8L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19hdXRvX2ltZzwvc3Ryb25nPiAtIGZhbHNlPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fY29udGVudDwvc3Ryb25nPiAtIGZhbHNlPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fY29udGVudF9mZWF0PC9zdHJvbmc+IC0gZmFsc2U8L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19jdXN0b21fY3NzPC9zdHJvbmc+IC0gPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fY3VzdG9tX2Zhdmljb248L3N0cm9uZz4gLSBodHRwOi8vc2V5cnVwZWRhbC5jb20vd3AtY29udGVudC93b29fdXBsb2Fkcy8zLWljb24uYm1wPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fZmVhdHVyZWRfY2F0ZWdvcnk8L3N0cm9uZz4gLSBTZWxlY3QgYSBjYXRlZ29yeTo8L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19mZWF0dXJlZF9wb3N0czwvc3Ryb25nPiAtIDEwPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fZmVhdF9lbnRyaWVzPC9zdHJvbmc+IC0gU2VsZWN0IGEgbnVtYmVyOjwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2ZlYXRfaW1hZ2VfaGVpZ2h0PC9zdHJvbmc+IC0gMjYwPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fZmVhdF9pbWFnZV93aWR0aDwvc3Ryb25nPiAtIDU0MzwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2ZlZWRidXJuZXJfaWQ8L3N0cm9uZz4gLSA8L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19mZWVkYnVybmVyX3VybDwvc3Ryb25nPiAtIDwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2dvb2dsZV9hbmFseXRpY3M8L3N0cm9uZz4gLSA8L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19ob21lPC9zdHJvbmc+IC0gZmFsc2U8L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19ob21lX29uZV9jb2w8L3N0cm9uZz4gLSBmYWxzZTwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX2hvbWVfdGh1bWJfaGVpZ2h0PC9zdHJvbmc+IC0gNTA8L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19ob21lX3RodW1iX3dpZHRoPC9zdHJvbmc+IC0gNTA8L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19pbWFnZV9zaW5nbGU8L3N0cm9uZz4gLSB0cnVlPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fbG9nbzwvc3Ryb25nPiAtIGh0dHA6Ly9zZXlydXBlZGFsLmNvbS93cC1jb250ZW50L3dvb191cGxvYWRzLzgtVXN0Mi5qcGc8L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb19tYW51YWw8L3N0cm9uZz4gLSBodHRwOi8vd3d3Lndvb3RoZW1lcy5jb20vc3VwcG9ydC90aGVtZS1kb2N1bWVudGF0aW9uL2ZyZXNoLW5ld3MvPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fcmVzaXplPC9zdHJvbmc+IC0gdHJ1ZTwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX3Nob3J0bmFtZTwvc3Ryb25nPiAtIHdvbzwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX3Nob3dfY2Fyb3VzZWw8L3N0cm9uZz4gLSB0cnVlPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fc2hvd192aWRlbzwvc3Ryb25nPiAtIGZhbHNlPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fc2luZ2xlX2hlaWdodDwvc3Ryb25nPiAtIDE4MDwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX3NpbmdsZV9pbWFnZV9oZWlnaHQ8L3N0cm9uZz4gLSA5NjwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX3NpbmdsZV9pbWFnZV93aWR0aDwvc3Ryb25nPiAtIDIwMDwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX3NpbmdsZV93aWR0aDwvc3Ryb25nPiAtIDI1MDwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX3RhYnM8L3N0cm9uZz4gLSB0cnVlPC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fdGhlbWVuYW1lPC9zdHJvbmc+IC0gRnJlc2ggTmV3czwvbGk+PGxpPjxzdHJvbmc+d29vX3RodW1iX2ltYWdlX2hlaWdodDwvc3Ryb25nPiAtIDk2PC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fdGh1bWJfaW1hZ2Vfd2lkdGg8L3N0cm9uZz4gLSAyMDA8L2xpPjxsaT48c3Ryb25nPndvb191cGxvYWRzPC9zdHJvbmc+IC0gYTo2OntpOjA7czo1NToiaHR0cDovL29sY2F5Z3V6ZWwuY29tL3dwLWNvbnRlbnQvd29vX3VwbG9hZHMvOC1Vc3QyLmpwZyI7aToxO3M6NTU6Imh0dHA6Ly9vbGNheWd1emVsLmNvbS93cC1jb250ZW50L3dvb191cGxvYWRzLzctVXN0Mi5qcGciO2k6MjtzOjU0OiJodHRwOi8vb2xjYXlndXplbC5jb20vd3AtY29udGVudC93b29fdXBsb2Fkcy82LVVTVC5qcGciO2k6MztzOjU0OiJodHRwOi8vb2xjYXlndXplbC5jb20vd3AtY29udGVudC93b29fdXBsb2Fkcy81LVVTVC5qcGciO2k6NDtzOjU0OiJodHRwOi8vb2xjYXlndXplbC5jb20vd3AtY29udGVudC93b29fdXBsb2Fkcy80LVVTVC5qcGciO2k6NTtzOjU1OiJodHRwOi8vb2xjYXlndXplbC5jb20vd3AtY29udGVudC93b29fdXBsb2Fkcy8zLWljb24uYm1wIjt9PC9saT48bGk+PHN0cm9uZz53b29fdmlkZW9fY2F0ZWdvcnk8L3N0cm9uZz4gLSBTZWxlY3QgYSBjYXRlZ29yeTo8L2xpPjwvdWw+